10 Nisan 2014 Perşembe

NEYDİ O GÜNLER KİBRİT KUTUSUKADAR PEYNİR FALAN...


Dün arkadaşım hatırlattı eskiden kendimi ben Ayten bunlar basenlerim diye tanıştırırdım. Çok mu barışıktım, yoksa ben biliyorum ayrıca konuşmanıza gerek yok diye önden uyarmak için miydi bilmiyorum. Ama bugün ne yemek ne börek nede tatlı istedi canım . Acaba hazır istemiyorken bundan faydalanıp diyet mi yapsam?

Bu mevsimde diyetler başlar ama bir o kadarda tembellik başlar bahardan mıdır nedir zor uyanılır fiziken bir yorgunluk falan ...

Ben de değişiklik yok sadece 10 yıl sonra Pazar günü voleybal oynadım ve her yerim ağrıyor. Zaten spor odaklı değilimdir ,sadece hayat koştururken  koşarım ama kendi zevkimle gidip bir yerde koş spor falan yok. Bide şimdiye kadar üşeniyorum diye açıklardım kulağa daha ortama uyar gibi gelirdi.Meğer sözlük bile açıklarken ikisini birbiri ile aynı gibi açıklıyor yani kulağa ayıp yasak gibi gelse de bazı konularda üşengeçlik yapınca onun adı tembellikmiş haberiniz ola.
ÜŞENMEK: Kendinde bir gevşeklik duyarak bir işi yapmaya isteği olmamak,erinmek

TEMBELLİK: İş görmeyi,çalışmayı sevmeyen,çaba göstermekten,sıkıntıdan kaçan,üşengeç

 Tembelim diye kullanmayı da kabullendim meğer herşeyin çaresiymiş kabullenmek. Böyle böyle hepten değişip Bezgin Bekir olmam umarım. Ama tamamen tembellik diye bir sıfat yok çünkü insan istemediği için çaba göstermez yani istediği şeylerde tembel olmaz.
En son ne zaman diyet yaptım bilmiyorum yani düşünün kibrit kutusu peynir diye bir tabir vardı sanırım ne kadar eskiden bahsettiğim anlaşılıyorJ Ben bana yapma denileni daha çok yapasım geldiği için diyette acıkırım. Sigarayı arada içerken, annemin olsun hiç içme lafı ile daha da çok içen,boşver üzerinden yap o kadar özenme denilen işin dibine dalan,konuşma deyince konuşan,ağlama denilince ağlayan falan filan ...O yüzden tesadüfen bir yoğunluk bir koşturma bir stres falan çıkarsa  öyle kilo veririm yada zaten kışın doğal olarak karbonhidrata yönelen iştahım havalar ısındıkça daha fresh daha fafif yemeklere yönelince kendiliğnden kilo veririm. Yani yemek yeme alışkanlığı ile kilonu korumalı öyle yap boz diyetlerle moralimi bozmayayım diyorum da  onuda yediğim çekirdek mısır kestane vb abur cuburla bozuyorum ama en azından kebap,mantı,dürümden daha iyiJ (bir çeşit teselli)

Geçen tesadüf bir salata barında piyaz yerine nohut koymuşlardı yeşillikle karıştırınca enfes oldu. Eğer salata yemeği seviyor ama sadece yeşillik sıkıcı geliyorsa Nohut,buğday vb çok iyi bir fikir. Menülerde hep aynı benzer salatalardan sıkıldıysanız, sizde benim gibi tesadüfen et yemekten tad alamıyor bide üşenikseniz bu kolay hazırlanan salatayı seversiniz.Nohut haşlayıp buzluğa attım çıkarıp İçine ne varsa koyuyorum . 
Bu arada havuç şekerli diyete uygun değil diyeceksiniz de tek kusurun havuç olsun yav 3 beyazdan kaçıyosan bir havuçtan bişey olmaz gözlere iyi gelir. Şimdi salatanın da tarifimi olur diyeceksin ama içine yeşil yada kırmızı biber,nane,deriotu,maydanoz,kekik ,ceviz falan eklersen hiç salata sevmeyen bile sever...

Yemen gerekiyor diye değil sevdiğin için yersen olur yoksa kafanda tatlılar börekler buda diğer mecburi yapılanlar gibi zehir olur.

Hadi Ayten'im biraz da ortam yaratıp sosyallik açısından falan  en azından yürümeli yoksa hareketsizlik de bir yere kadar hem  kafaya da iyi gelir gel bakkala falan gidelim:)

Gününüz güzel devam etsin en güzel günlerinizle yarışsın:)

10.04.2014

9 Nisan 2014 Çarşamba

OLDUĞU GİBİ KABULLENMEK

 
Bir sonraki paragraf gene temizlikle bozmuş diyeceksiniz ama üretici olmamı sağladı bak nasıl....


Hangi parti taraftarı olursak olalım hepimiz  seçim öncesi pazarlama ve tanıtım çalışmalarına maruz kaldık ve çoğumuz bu konudan rahatsızdık.

İlk sırada çeşitli tarzda müziklerle, overlokçu ve zerzavatçıdan daha irite edici parti vasıtaları . Bundan kim etkileniyor da oyuna karar veriyor diye tepkiyle kızarken, buda sorumu bayraklardan kim etkileniyor da ortalık bayrak dolu deyip geçiştiriyorsun. Genelde bunlara harcanan bütçeyi çok daha etkili tanıtım faaliyetlerine harcayabilirler. Demek halk tepki vermiyor diye istenilen bu sanılıyor ... Halbuki son seçimlerde şaşırdık, kızdık pes dedik falan ama oy tercihleri gösteriyor ki genel de ideolojik yaklaşılıyor,yaklaşmayanlarda kötünün iyisini seçti ki gene nispeten ideolojik.

Ben siyasetten anlamam öyle apolitik bir halim varki yakından tanıyanlar bilir şimdiye kadar oy kullandığım partiler hiç bir anlamda birbirine yakın bile değil. Temizlik yapmamak için yollar ararken beynip uçup gidince kendimi siyaset düşünürken bile buldum:) Yani bir insan beyni nerden nereye gidiyor görün dedim :)Dolayısıyla ahkam kesmeden ve bu konularda derin olmayan bir insanın cümleleri ile yazmak istedim .
Madem ideolojik , madem kitle falan, bari bir parti kursalar önce benim temizlik yapmamı önleseler dedim. Ev işlerini salllamak istemeyen , hem kariyer hem çocuk yapmak isteyen,esnek çalışma saati diye bir tabiri öldürecek,bol parklı,okullu,kitaplı bir parti.

Malum siyaset yapan abiler hepimizi bir arada tutmak istemiyorlar yada tutamıyorlar.Çünkü herkesin belli konularda sancısı var. Kimisi dini inanç konusunda destek görmemiş hatta tabiri caizse hor görülmüş, kimisi  tam tersi dini inanç baskısından korkuyor, kimisi  etnik kökeninin tarihi acıları ile pişmiş ,kimisi de tek bir ırk millet varmış gibi düşünüyor ve eski usul çocuk yetiştirir gibi höt hut yapıp davayı çözeceğini sanıyor. Böyle kimisi derken 27 parti falan var sanırım her biri kimisinin az farklı başka kimisi şeklinde yayılmışlar....

Benim böyle dertlerim ülke bazında olmadığından ideolojik ve politik olamadım . Ben aile ve sülale bazında  din mevzusunu baskı ile  gayet şekilci olarak yaşadım. Yani inanın başörtüsü sorununun başka bir boyutu da onu zorla takmak. Üstelik o halimle başka bir şekilci grupdan da tersi bir dışlanma yaşadım. Benim düşüncelerim bilinmeden görüntümle sınırlar konuldu ki bence hala insanlar işyerlerine kapalı bayan alırken sınır koyuyorlar. Ben bile kapalı olan iş ortamdan ön yargı ile burası dindar bir yer benim esprilerle burada barınamam diyorum doğrusu. Azınlık bir etnik grupdan değildim ama aynı etnik grupdan olmamıza rağmen, olduğum gibi kabullenilmedim.Öncelikle kendi aile ve çevremde, sonra arkadaşlar, öğretmen... Bırakın ırk din millet mevzusunu çok konuşuyorsun yada gülüyorsun diye ayıplanıyorsun. Belki benim ergen bakış açım abartıyordur ama kimse kimseyi olduğu gibi kabul etmediğinden oluyor bunlar zaten. Hatta kendi kendimizi bile olduğumuz gibi kabullenemiyoruz ki ben daha yeni başladım çok zevkliymiş tavsiye ederim. Dünyanın,ülkelere,dinlere,ırklara,dillere bölünmesi bile bir oyunken, böyle at gözlüğü ile bakıp,geçmişte kalıp,başkalarının hırslarına alet olacağımıza gerçekten yapılana edilene bakılsa! Bak burda çok pozitif oldum sanki ulenJ Gene geldik kabullenmeye yani istediğin kadar uğraş bu kadar... bir düzen var bir yere kadar değiştrebilirsin.

Yin and Yang... Herşey iki kutupludur ve birbirine karşıttır.  Bir okuyun derim  http://tr.wikipedia.org/wiki/Yin_ile_Yang
Kalın sağlıcakla 
09.04.2014

8 Nisan 2014 Salı

YAZASIM GELDİ

Son zamanlarda aklıma gelen komik- saçma pek bir kel alaka meselelerden bahsetme ihtiyacı, malum çalışmıyor halimle evde çocukları gözlemlerken,temizlik yaparken,kendimi, hayatı,seçim otobüslerini,üst komşuyu,pazardan ne alacağımı vs düşünürken:) birde beni tanıyan daha önce yazdığım mektup,işe veda maili yada yaptığım esprilerden etkilenen  birkaç arkadaşımın sen neden yazmıyosun sorularına cevap aramam vesil oldu ahanda bu yazıya:)


Hakketten yav ben neden şöyle uzun uzun yazmıyorum ki? Kitap olmaz o beni aşar halen de da ki falan kavga ediyoruz birlikte mi ayrı mı diye gene bir kavga oldu bu sefer de -mi -mı ile:)
Öyle bilmem kaç karakterle durum güncelleyerek, içimdeki kimbilir kimsenin umrunda olmayan mevzuları paylaşmak yetmiyor.
Zaten sokakta kendi kendine konuşunca da deli diyolar.Facebook vs de paylaşsan sayfaları çok kıymetli idealist facebook kullanıcılarıyız hepimiz sanki bir çeşit rtük misali ayıplama methodu ile dünyaya hüküm süreceğiz nerdeyse….
Baktım burası kendi harikalar diyarı misali ama tabi günlük gibi şeffaf da olamaz. Gerçi benim normalim herkese çok seffaf gelebilir:)
Bir derde ilaç falan olacağım yok zaten benim açımdan paylaşmanın verdiği oh içimde kalmadı,dedim rahatladım türü bir tatmin sanırım. Sizleri de belki gülümsetir belki farklı bir açıdan baktırır belki empati kurdurur yada şükredersiniz allahım ne manyaklar var diye:) yada dilbilgisi imla kurallarını unutmadığınızı benim yanlışlarımı bulurken farkedersiniz:)
Amma yazmışım …Bu daha giriş… şimdilik bu kadar…
Gelişme sonuç vs sonra yazarım anca zaten imla kuralları özgür bir yazı giriş gelişme ve sonucun aynı yazıda olmasıda beklenemez:)
Bu arada ingilizce denedim ama güzel olmadı- yav- yazmadan -ahanda-nın tam karşılığını bilemeden yaratıcı olamıyorum:)
Hadi kalın sağlıcakla…
07.04.2014

GELİŞMEYE DEVAM...

GELİŞMEYE DEVAM...
Şu aralar kendi kendime konuştuğum meselelerden biri temizlik yapmak ve ilişiği ev hanımlığı.
Bunu becerememek yada becermek istememek . Çünkü daha önemli mevzularım var gibi geliyor bana. Annelik ve kenarda dinlenen kariyerim. Hortlaya hortlaya dinleniyor o yüzden uzun sürdü sanki….
Ben temizlik yapmayı severim (severdim)çünkü içim rahatlar...Aşırı kontrolcü birinin en sağlam kalesidir temizlik yaptım ev kontrol altında güvencesi:)Ama bu severim şekli; çalışırken vaktim olmamasına rağmen, hatta bazen kulağa arızalı gibi gelecek ama, gezme tozmanın yerine tercih ettiğim zamanlardaymış .
Hergün bide mecburen yaptığını fark ettiğin an bence gitar çalmak bile ıyhh olabiliyor… (Ayyy şaşkın ben bu blog olayını da kendime yük yapmam umarım )
Tabi tek sebebi buda değil sanki. Cevapları bulamadığın başka mevzuları hatırlatıyor. Mesela nadasa bırakmakla yola çıkıp, sonra kendini aslında çalışmaktan korkarken bulduğunu. Ayyy bir türlü düzen kuramadım hayatım çok belirsiz acaba hangi şehirde (hatta bazen gelen enteresan tekliflerle:) hangi ülkede yaşayacağım diyerek, gittikçe daha belirsizlikte hırpalarken buluyorum.
Temizlikle ne alaka diyecen dimi? Yav onun bile bir günlük olanı, yok haftalık hatta aylık olanı var. Şimdi taşınacaksam boşver silmeyeyim duvarları diyorum (düşün duvarlara kadar gelmiş kafa) yada buraya daha pratik bir masa lazım ama  belki taşınırız boşver derken bulunca ....yaaa ufff  gene mi aynı mevzular diyosun ve kişisel gelişim patinajları başlıyor 1 ileri 3 geri:)
Halbuki çekim yasası,pozitif düşünce,R2, evrene mesaj gönder,al ver iste ... tüm kişisel gelişim kitapları şükretmek diyor müteşekkür olmalı diyor.Hadi onlar size ters geliyor , Kuran-ı Kerim şükretmekten bahsediyor. Aslında bütün dinlerin kitapları bahsediyor şükür ve  teşekkürden …  Ama yetiyor mu yetmiyor….
Beni bir süre rahatlattı bu şükretme adımı ama orada takıldım. Yani anlık olaylara tepki verirken o kadar hızlı tepki vermiş oluyorsun ki şükretme tuşuna hemen basamıyorsun:) dur bi dakka çok kızgın sinirliyim ama düşüneyim şükredecek bişey illaki vardır niye hemen atladın mı diyeceğim:) Hele de ben…
Sonraki adıma geçmeli ! Bu adı üstünde bir gelişim tıpkı hayat gibi, tıpkı iş tecrübe eder gibi, kendini ve yaşadıklarını tecrübeliyorsun.
Başta geçmişi temizle,farkındalık vb(bendeki geçmiş abovvv:) sonra şükür ve teşekküre geldiysen iyisin dedim. Deyince ahanda diğer adım kabullenmekde buldum kendimi (ama şak denen olmadı sürüyo günler aylar .Ne yaşıyosan bir sebebi var demek ki bunu tecrübe etmen gerekiyor. Belkide geçmişte birine büyük konuştun,yanlış yaptın onu anlaman isteniyor yada aslında istediğin bu vb gibi bir sürü bakış açısı var kabullenmek için. Şimdi işte o adımda takıldım kaldım. Nedense sonraki adım gözüm de büyüyor sanırım ruhum bocalayıp acı çekmeyi sevmiş boşluğa düşerim falan sanıyor deli mi ne:)Kendimce fark ettim ki bu tamamen attığın adımları sindirmen ve bir sonraki adım için ufak da olsa motivasyonlarının olması ile ilgili. Koşullarında olabilecek bir değişiklik yada zevk aldığın şeyleri yapmak seni rahatlatıyor sonra ufak süprizler …
Ay neyse bu yaşam koçu tarzı bir yazıya  dönüyor amacım bu değildi. Sevdiğini sandığın birşeyi bile zorla yaparsan yada hayatından memnun olmayarak başka yerlerde takılarak yaparsan sevmediğin şey olabiliyor diye falan düşünürken geçen haftalardaki seçim gündeminin psikolojime etkisiyle de acaba burdan yola çıkarak siyaset olur mu dedim:) Çok komik onuda sonra yazacağım gelişmeye devam….
Kolaylıklar diliyorum….
06.04.2014